İçeriğe geç
Op. Dr. Erhan Karaalp
{ dusunceler }

Myom Belirtileri, Tanı ve Takip Süreci

Myom belirtileri, tanı süreci, büyümenin nasıl izlendiği, kontrol sıklığını etkileyen durumlar ve ne zaman değerlendirme gerektiği açıklanır.

Yayın: · 13 dk · Op. Dr. Erhan Karaalp

Özet: Myomlar her zaman belirti vermeyebilir; bazı kişilerde yoğun veya uzun süren adet kanaması, ağrı ve bası hissi gibi yakınmalara yol açabilir. Takip planı; belirtilere, myomun yeri ve boyutuna, büyüme eğilimine, yaşa ve gebelik planına göre kişiselleştirilir. Tanı konması, her myomun tedavi edilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Myom belirtileri ve takibi, rahmin kas dokusundan gelişen iyi huylu oluşumların yol açabileceği yakınmaların değerlendirilmesi ve zaman içindeki değişimlerinin izlenmesidir. Belirti bulunmadığında düzenli takip yeterli olabilir; kanama, ağrı, bası hissi veya üreme planını etkileyen durumlarda ise değerlendirme kapsamı kişiye göre genişletilir.

Myom oldukça yaygındır: Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Kolejine göre kadınların yaklaşık %70–80’inde 50 yaşına kadar myom gelişir. Buna rağmen birçok kişi myomu olduğunu ancak rutin muayene veya ultrason sırasında öğrenir. Bu nedenle karar yalnızca “myom var mı?” sorusuna değil, nerede bulunduğu, nasıl seyrettiği ve kişiyi nasıl etkilediği sorularına dayanır.

Myom Nedir ve Hangi Belirtilere Yol Açabilir?

Myom, rahmin düz kas ve bağ dokusundan gelişen, kanserli olmayan bir oluşumdur. Hiç belirti vermeyebileceği gibi yoğun veya uzun süren adet kanaması, kasıkta basınç ve ağrı, sık idrara çıkma, kabızlık ya da karında büyüme hissine yol açabilir. Belirtiler her kişide aynı değildir ve tek başına tanı koydurmaz.

Myomlar rahim duvarında tek bir odak hâlinde bulunabileceği gibi birden fazla da olabilir. FIGO sınıflandırması, myomları rahim boşluğu ve rahim duvarıyla ilişkilerine göre 0’dan 8’e kadar dokuz tipte tanımlar. Bu ayrım, aynı büyüklükteki iki myomun neden farklı yakınmalara yol açabildiğini anlamaya yardımcı olur. FIGO’nun myom sınıflandırması, myomu rahim duvarındaki konumuna göre 0-8 arasında numaralandırır (FIGO 2018 sistemleri).

Myomla ilişkili olabilecek yakınmalar şunlardır:

  • Adet kanamasının alışılmıştan yoğun veya uzun sürmesi
  • Adet dönemleri arasında kanama görülmesi
  • Kasık, bel ya da alt karın bölgesinde ağrı veya basınç hissi
  • Karında dolgunluk, şişkinlik ya da büyüme fark edilmesi
  • Mesaneye baskı nedeniyle sık idrara çıkma
  • Bağırsaklara baskı nedeniyle kabızlık veya dışkılama güçlüğü
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Yoğun kan kaybına bağlı kansızlık, yorgunluk, çarpıntı veya nefes darlığı
  • Bazı kişilerde gebe kalma sürecinde güçlük ya da gebelikle ilişkili sorunlar

Bu belirtiler yalnızca myoma özgü değildir; hormonal düzensizlikler, adenomyozis, endometriozis ve rahim içi polipler gibi farklı durumlarda da görülebilir. Yakınmanın nedeni, jinekolojik değerlendirme ve gerekli görülen görüntüleme yöntemleriyle belirlenir. Belirti vermeyen bir myom ise başka bir nedenle yapılan muayene veya ultrason sırasında tesadüfen saptanabilir.

Myom Belirtileri Yerleşim Yeri ve Boyuta Göre Nasıl Değişir?

Myom belirtileri yalnız boyuta değil, rahmin hangi bölümünde yerleştiğine de bağlıdır. Rahim boşluğuna uzanan küçük bir myom yoğun kanamaya yol açabilirken, rahmin dışına doğru büyüyen daha büyük bir myom uzun süre belirti vermeyebilir. Basınç, ağrı ve kanama örüntüsü bu nedenle her kişide aynı değildir.

Uluslararası Jinekoloji ve Obstetri Federasyonu (FIGO), myomları rahim duvarıyla ilişkilerine göre 0 ile 8 arasında sınıflandırır. Bu sınıflandırma, belirtilerin olası kaynağını değerlendirmeye ve takip yaklaşımını belirlemeye yardımcı olur.

Yerleşim yerine göre görülebilen belirtiler

  • Submukozal myomlar: Rahim boşluğuna doğru büyür. Küçük olsalar bile adet kanamasının uzaması, kanama miktarının artması, ara kanama ve kansızlıkla ilişkili olabilir. Rahim iç yüzeyini etkilediklerinde gebelik elde etme veya gebeliği sürdürme sürecinde de değerlendirilir.

  • İntramural myomlar: Rahmin kas tabakası içinde gelişir. Büyüdükçe yoğun veya uzun adet kanaması, adet döneminde ağrı, alt karında dolgunluk ve rahim hacminde artış görülebilir. Rahim boşluğunun biçimini değiştirip değiştirmediği belirtiler açısından önem taşır.

  • Subserozal myomlar: Rahmin dış yüzeyine doğru büyür. Kanamadan çok çevre organlara basıyla ilişkilidir. Mesaneye yakın yerleşim sık idrara çıkma veya mesaneyi tam boşaltamama hissi; bağırsak yönündeki yerleşim ise kabızlık ve makat bölgesinde basınç hissi oluşturabilir.

  • Saplı myomlar: Rahme ince ya da geniş bir sapla bağlıdır. Dışa doğru uzananlar basınç ve ağrıya, rahim boşluğuna uzananlar kanamaya yol açabilir. Sapın kendi çevresinde dönmesi ani ağrı oluşturabilse de her ani karın ağrısının nedeni myom değildir.

  • Rahim ağzı bölgesindeki myomlar: Daha seyrek görülür. Yerleşimine bağlı olarak pelvik basınç, idrar yakınmaları, ilişki sırasında ağrı veya adet kanının çıkışında güçlükle ilişkili olabilir.

Boyut arttıkça belirti mutlaka artar mı?

Boyut ile yakınmalar arasında doğrusal bir ilişki yoktur. Rahim boşluğunu etkileyen küçük bir myom belirgin kanama yapabilir; dış yüzeydeki daha büyük bir myom ise çevre organlara bası oluşturana kadar fark edilmeyebilir. Değerlendirmede şu özellikler birlikte ele alınır:

  • Myomun santimetre cinsinden ölçümü ve zaman içindeki değişimi
  • Tek mi, birden fazla mı olduğu
  • Rahim boşluğunu biçimsel olarak etkileyip etkilemediği
  • Mesane, bağırsak veya pelvik yapılara bası yapıp yapmadığı
  • Kanama, ağrı ve basınç yakınmalarının adet döngüsüyle ilişkisi
  • Kansızlık bulguları ve gebelik planı

Bu nedenle ultrason raporundaki ölçü tek başına belirtinin şiddetini açıklamaz. Myomun yerleşimi, sayısı, büyüme örüntüsü ve kişinin yakınmaları birlikte değerlendirilir.

Hangi Myom Belirtilerinde Gecikmeden Değerlendirme Gerekir?

Myomla ilişkilendirilebilen çok yoğun veya durmayan kanama, bayılma, nefes darlığı, göğüs ağrısı, belirgin baş dönmesi ya da aniden başlayan şiddetli karın-pelvik ağrı gecikmeden değerlendirilmelidir. Saatte bir ped veya tamponu iki saatten uzun süre dolduran kanamaya bu bulgulardan biri eşlik ediyorsa acil yardım gerekir; durum yalnızca myoma bağlanmamalıdır.

Aşağıdaki belirtiler acil değerlendirme gerektirebilir:

  • Yoğun kanamayla birlikte bayılma, nefes darlığı veya göğüs ağrısı: Saatte bir pedin ya da tamponun tamamen dolması 2 saatten uzun sürüyorsa ve buna bu belirtilerden biri eşlik ediyorsa gecikmeden acil tıbbi yardım alınmalıdır. Belirtilerin biri ya da birkaçı yeterlidir; hepsinin bir arada olması beklenmez.
  • Ani ve şiddetli karın veya pelvik ağrı: Ağrı myomla ilişkili olabilse de yumurtalık torsiyonu, dış gebelik veya apandisit gibi başka acil durumların dışlanması gerekir.
  • Gebelikte kanama ya da şiddetli ağrı: Gebelik sırasında görülen bu belirtiler myoma bağlanmadan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
  • Kanamayla birlikte bilinç bulanıklığı, soğuk terleme veya belirgin güçsüzlük: Bu bulgular önemli kan kaybına işaret edebilir. Bayılma, göğüs ağrısı veya solunum güçlüğü varsa 112 aranmalıdır.

Acil görünmese bile adet kanamasının giderek artması, kanamanın günlük yaşamı aksatması, adetler arasında kanama görülmesi veya halsizlik ve çarpıntı gelişmesi kısa sürede değerlendirme gerektirir. Bu yakınmalar demir eksikliği anemisiyle ilişkili olabilir; ancak kanamanın nedeni muayene ve gerekli incelemeler yapılmadan kesinleştirilemez.

Myom Tanısı Nasıl Konur?

Myom tanısı, jinekolojik öykü ve muayenenin ultrasonografi bulgularıyla birlikte değerlendirilmesiyle konur. Transvajinal veya karından ultrason, rahimdeki oluşumların yerini, sayısını ve boyutunu gösterir; gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme ya da rahim içini değerlendiren yöntemler kullanılır. Tek bir görüntüleme bulgusu, yakınmalar ve gebelik planından bağımsız yorumlanmaz.

İlk değerlendirmede hangi bilgiler alınır?

Tanı süreci yalnızca görüntüleme sonucuna dayanmaz. Kanamanın düzeni, ağrının yeri ve süresi, karında basınç hissi, idrar veya bağırsak yakınmaları ile gebelik planı birlikte değerlendirilir. Jinekolojik muayenede rahmin büyüklüğü, şekli ve hareketliliği hakkında bilgi edinilebilir; küçük veya rahim boşluğuna uzanan myomlar ise muayenede fark edilmeyebilir.

Değerlendirmede özellikle şu bilgiler önem taşır:

  • Adet kanamasının süresi, yoğunluğu ve ara kanama bulunup bulunmadığı
  • Pelvik ağrı, baskı hissi veya cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Sık idrara çıkma, kabızlık ya da karında belirgin büyüme
  • Daha önce saptanmış myomların ölçümleri ve büyüme seyri
  • Gebelik isteği, gebelik kaybı öyküsü ve kullanılan ilaçlar

Görüntüleme yöntemleri ne gösterir?

Ultrasonografi çoğu kişide ilk basamak görüntüleme yöntemidir. Transvajinal ultrason rahim duvarını ve rahim boşluğuna yakın oluşumları ayrıntılı gösterirken, karından ultrason büyük rahmi veya pelvisin üst bölümlerine uzanan myomları değerlendirmeye yardımcı olabilir.

YöntemHangi durumda kullanılabilir?Sağladığı bilgi
Transvajinal ultrasonİlk değerlendirmede ve küçük lezyonların incelenmesindeMyomun yeri, sınırları ve rahim boşluğuyla ilişkisi
Karından ultrasonBüyük rahim veya geniş alana yayılan oluşumlardaRahmin genel büyüklüğü ve çevre yapılarla ilişkisi
Manyetik rezonans görüntülemeUltrason bulguları belirsizse veya ayrıntılı haritalama gerekiyorsaMyomların sayısı, dokusal özellikleri ve rahim duvarındaki yerleşimi
Salin infüzyon sonografisiRahim boşluğuna uzanan oluşum şüphesindeSubmukoz myom ile polip ayrımına yardımcı bulgular
HisteroskopiSeçilmiş rahim içi lezyonların doğrudan değerlendirilmesindeRahim boşluğunun kamera yardımıyla görülmesi

Myomlar izlemde karşılaştırma yapılabilmesi için genellikle üç birbirine dik düzlemde ölçülür; yalnızca “küçük” veya “büyük” şeklinde kaydedilmesi değişimin değerlendirilmesini güçleştirir. Ölçümlerin milimetre ya da santimetre cinsinden ve yerleşim bilgisiyle birlikte raporlanması gerekir.

Kan testleri tanı koyar mı?

Kan testleri myomu doğrudan göstermez. Yoğun veya uzun süren adet kanaması varsa tam kan sayımı ve gerektiğinde demir depolarını gösteren testler, kansızlığın değerlendirilmesine yardımcı olur. Gebelik testi, tiroit işlev testleri veya rahim içi örnekleme ise kanamanın özelliklerine, yaşa ve eşlik eden risklere göre ayırıcı tanı amacıyla gündeme gelebilir.

Ultrasonda görülen her rahim kitlesi otomatik olarak myom kabul edilmez. Adenomyozis, endometrial polip ve yumurtalık kaynaklı oluşumlar benzer yakınmalara yol açabildiği için görüntüleme bulguları klinik değerlendirmeyle birlikte yorumlanır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Salin infüzyon sonografisi, histeroskopi veya doku örneklemesi gerekip gerekmediği kişiye özel değerlendirmeyle belirlenir.

Myom Takibi Nasıl Yapılır?

Myom takibi, belirtilerin seyri ile rahim ve myomların görüntüleme bulgularının belirli aralıklarla karşılaştırılmasıyla yapılır. Takip planında jinekolojik değerlendirme ve çoğunlukla ultrasonografi kullanılır; kontrol sıklığı myomun boyutuna, yerleşimine, büyüme hızına, kanama ya da ağrı gibi yakınmalara, yaşa, menopoz durumuna ve gebelik planına göre kişiselleştirilir.

Takip yalnızca “myom büyüdü mü?” sorusuna dayanmaz. Yakınmalar ile görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilir:

  • Belirtilerin seyri: Adet kanamasındaki değişim, ağrı, bası hissi ve kansızlıkla ilişkili bulgular önceki kontrollerle karşılaştırılır.
  • Jinekolojik muayene: Rahmin büyüklüğü, hareketliliği ve çevre dokularla ilişkisi değerlendirilir.
  • Ultrasonografi: Myomun yeri ve yapısı kaydedilir; karşılaştırmanın güvenilir olması için boyut genellikle 3 ayrı düzlemde ölçülür.
  • Kan tetkikleri: Yoğun adet kanaması varsa hemoglobin ve demir depoları incelenerek kansızlık araştırılabilir.
  • İleri görüntüleme: Ultrason bulguları yeterince açıklayıcı değilse veya ayrıntılı anatomik değerlendirme gerekiyorsa manyetik rezonans görüntüleme gündeme gelebilir.

Kontrol aralığı herkes için aynı değildir. Belirti oluşturmayan ve görünümü değişmeyen bir myom daha seyrek izlenebilirken yeni yakınma, belirgin büyüme şüphesi, gebelik planı veya menopoz sonrasında saptanan değişiklik daha erken değerlendirme gerektirebilir. Tek bir ölçüm yerine ardışık kontrollerde kullanılan yöntem ve ölçüm koşulları da dikkate alınır.

Myomlarda Tedavi Kararı Hangi Durumlarda Değerlendirilir?

Myomlarda tedavi kararı; kanamanın şiddeti, kansızlık, ağrı veya bası yakınmaları, myomun büyüme eğilimi, rahim içindeki konumu ve kişinin gebelik planı birlikte değerlendirilerek verilir. Belirti oluşturmayan ve takipte belirgin değişiklik göstermeyen myomlarda hemen tedavi gerekmeyebilir; tek başına myomun çapı, tedavi ya da ameliyat kararı için yeterli değildir.

Tedavinin gündeme gelmesine yol açabilecek başlıca durumlar şunlardır:

  • Adet kanamasının günlük yaşamı etkilemesi veya demir eksikliği anemisine yol açması
  • Süreğen kasık ağrısı, karında dolgunluk ya da baskı hissi bulunması
  • Mesaneye basıya bağlı sık idrara çıkma veya bağırsaklara basıya bağlı yakınmalar gelişmesi
  • Görüntüleme takiplerinde boyut ya da görünüm değişikliği saptanması
  • Rahim boşluğunun biçimini etkileyen bir myomun gebelik planı açısından değerlendirilmesi
  • Yakınmaların ilaç tedavisiyle yeterince kontrol edilememesi
  • Bulguların yalnızca myomla açıklanamadığı ve başka hastalıkların dışlanması gerektiği durumlar

Tedavi seçeneği belirlenirken “myom kaç santimetre?” sorusundan fazlasına bakılır. Uluslararası Jinekoloji ve Obstetri Federasyonu’nun sınıflamasında myomlar, rahim boşluğu ve rahim duvarıyla ilişkilerine göre FIGO tip 0 ile tip 8 arasında dokuz grupta tanımlanır. Bu nedenle aynı büyüklükteki iki myom, farklı yerleşimleri nedeniyle farklı yakınmalara ve farklı tedavi gereksinimlerine yol açabilir.

Tedavi seçenekleri nasıl belirlenir?

Klinik durumDeğerlendirilebilecek yaklaşım
Belirti oluşturmayan, değişiklik göstermeyen myomBelirli aralıklarla klinik ve görüntüleme takibi
Kanama veya ağrının ön planda olduğu durumYakınmaları kontrol etmeye yönelik ilaç seçenekleri
Rahim boşluğunu etkileyen veya belirgin yakınma oluşturan myomMyomun çıkarılmasına yönelik girişimlerin değerlendirilmesi
Birden fazla, büyük ya da tekrarlayan myomYaş, gebelik isteği ve rahmin korunmasına ilişkin tercihlerle birlikte cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi
Cerrahiye alternatif aranan uygun durumlarRahim damarlarına veya myom dokusuna yönelik girişimsel yöntemlerin multidisipliner değerlendirilmesi

Her myom tedavi edilmez; tedavi gerektiğinde de tek bir yöntem herkes için uygun değildir. İzlem, ilaç tedavisi, girişimsel yöntemler ve cerrahi seçenekler; belirtiler, muayene bulguları, görüntüleme sonuçları, yaş ve kişisel öncelikler birlikte ele alınarak karşılaştırılır.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Yöntemin uygunluğu, olası yararları ve riskleri kişiye özel tıbbi değerlendirmeyle belirlenir.

Myomlar Gebelik Planını ve Günlük Yaşamı Nasıl Etkileyebilir?

Myomlar, yerleşim yeri ve boyutlarına bağlı olarak gebe kalmayı, gebeliğin seyrini ve günlük yaşamı etkileyebilir; ancak myomu olan herkes gebelik sorunu yaşamaz. Rahim boşluğunu bozan myomlar üreme sürecinde daha belirgin önem taşırken yoğun kanama, ağrı veya bası hissi uyku, iş ve sosyal yaşamı zorlaştırabilir.

Gebelik planında yalnızca myomun çapına bakmak yeterli değildir. Rahim boşluğuyla ilişkisi, sayısı, büyüme eğilimi, belirtiler ve kişinin üreme öyküsü birlikte değerlendirilir. FIGO sınıflaması myomları yerleşimlerine göre 0’dan 8’e kadar dokuz tipe ayırır; rahim boşluğuna uzanan tip 0–2 myomlar, doğurganlık açısından özellikle dikkate alınır.

Gebelik planlanırken şu noktalar değerlendirmeyi şekillendirebilir:

  • Rahim boşluğunun biçiminin etkilenip etkilenmediği
  • Myomun fallop tüplerinin rahme açıldığı bölgeye yakınlığı
  • Daha önce düşük, erken doğum veya gebelik elde etmekte güçlük yaşanıp yaşanmadığı
  • Myomun tek mi, birden fazla mı olduğu
  • Yoğun adet kanamasına bağlı kansızlık bulunup bulunmadığı
  • Önceki görüntülemelere göre büyüme gösterip göstermediği

Myom varlığı gebeliğin kendiliğinden oluşamayacağı anlamına gelmez. Bununla birlikte bazı yerleşimler embriyonun rahme tutunmasını etkileyebilir; gebelik sırasında ağrı, plasentanın yerleşimi, bebeğin duruşu veya doğum biçimiyle ilgili ek değerlendirme gerektirebilir. Risk, her gebede aynı değildir ve myomun varlığından çok rahim içindeki konumuyla birlikte ele alınır.

Günlük yaşam üzerindeki etki ise çoğu zaman kanama ve bası belirtileri üzerinden hissedilir:

  • Uzayan veya yoğun adet kanaması iş, okul ve sosyal planları aksatabilir.
  • Kansızlık geliştiğinde yorgunluk, çarpıntı, baş dönmesi ve efor kapasitesinde azalma görülebilir.
  • Pelvik ağrı ya da dolgunluk hissi uzun süre oturmayı, egzersizi veya cinsel yaşamı zorlaştırabilir.
  • Mesaneye bası sık idrara çıkmaya; bağırsaklara bası kabızlık hissine yol açabilir.
  • Kanamanın ne zaman artacağının öngörülememesi kaygı yaratabilir ve kişinin günlük düzenini sınırlayabilir.

Belirtilerin yaşam üzerindeki etkisi yalnızca myomun santimetre cinsinden ölçümüne indirgenmez. Küçük fakat rahim boşluğuna uzanan bir myom yoğun kanamayla ilişkili olabilirken daha büyük bir myom belirti vermeyebilir. Bu nedenle gebelik planı ve günlük yaşam güçlükleri, muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte kişiye özel olarak değerlendirilir.

Myom Takibinde Kişi Nelere Dikkat Etmelidir?

Myom takibinde kişi, adet düzenindeki değişiklikleri, kanama miktarını, ağrıyı ve karında basınç hissini kaydetmeli; planlanan jinekolojik kontrolleri aksatmamalıdır. Yeni başlayan veya belirginleşen yakınmalar kontrol tarihi beklenmeden bildirilmelidir. Takibin sıklığı, myomun özellikleriyle birlikte yaşa, belirtilere, gebelik planına ve kansızlık bulgularına göre belirlenir.

Takip sürecinde şu noktalar not edilebilir:

  • Adetin başlangıç ve bitiş tarihi
  • Ped veya tampon değiştirme sıklığındaki belirgin artış
  • Pıhtılı kanama ya da ara kanama görülmesi
  • Kanamanın 7 günden uzun sürmesi (FIGO 2018’e göre 8 gün ve üzeri süren kanama uzamış kabul edilir — kaynak)
  • Kasık ağrısı, bel ağrısı veya karında dolgunluk hissinin değişmesi
  • Sık idrara çıkma, kabızlık ya da cinsel ilişki sırasında ağrı gibi yeni yakınmalar
  • Halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı ve eforla nefes darlığı gibi kansızlıkla ilişkili olabilecek belirtiler

Belirti günlüğü tutulması, “kanamam arttı” gibi genel bir ifadeyi daha değerlendirilebilir hâle getirir. Örneğin kanamanın kaç gün sürdüğü, gece ped değiştirme gereksinimi veya ağrının günlük işleri engelleyip engellemediği kaydedilebilir.

Kontrolde yalnızca myomun çapındaki değişim değerlendirilmez. Myomun yerleşimi, sayısı, rahim boşluğuyla ilişkisi, yakınmaların seyri ve gerekiyorsa kan sayımı sonuçları birlikte ele alınır. Görüntüleme raporlarını tek başına karşılaştırmak yanıltıcı olabilir; farklı cihazlar ve ölçüm düzlemleri küçük farklılıklara yol açabilir.

Gebelik düşünen kişinin bu planı takip sırasında belirtmesi önemlidir. Gebelik hedefi, uygulanacak değerlendirmelerin ve olası seçeneklerin ele alınışını değiştirebilir. Bitkisel ürünler, hormon içeren ilaçlar veya kanamayı etkileyebilecek takviyeler ise hekim bilgisi dışında başlanmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Myomun en sık görülen belirtileri nelerdir?

Myomlar en sık yoğun veya uzun süren adet kanaması, kasıkta baskı, ağrı ve karında şişkinlik hissiyle belirti verir. Sık idrara çıkma, kabızlık, cinsel ilişki sırasında ağrı ve kansızlığa bağlı yorgunluk da görülebilir. Belirtiler myomun büyüklüğüne, sayısına ve rahimdeki yerleşimine göre değişir.

Myom ağrısı nerede hissedilir?

Myoma bağlı ağrı çoğunlukla alt karın, kasık veya bel bölgesinde hissedilir. Bazı kişilerde sürekli bir baskı hissi, bazılarında ise adet döneminde artan kramp biçiminde olabilir. Ani başlayan şiddetli ağrıya ateş, bayılma hissi veya yoğun kanama eşlik ediyorsa gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir.

Myom kanaması nasıl olur?

Myom kanaması genellikle adetin normalden yoğun veya uzun sürmesi, pıhtılı kanama ya da adetler arasında lekelenme şeklinde görülür. Fazla kan kaybı zamanla demir eksikliği ve kansızlığa yol açabilir. Kanamanın nedeni yalnız belirtilere bakılarak belirlenemeyeceği için jinekolojik değerlendirme gerekir.

Myom ne kadar sürede büyür?

Myomların büyüme hızı kişiden kişiye değişir ve önceden kesin olarak öngörülemez. Bazı myomlar uzun süre aynı boyutta kalırken bazıları hormonal değişimlerin etkisiyle daha hızlı büyüyebilir. Büyüme, aynı görüntüleme yöntemiyle yapılan ardışık ölçümler üzerinden değerlendirilir.

Myomlar kaç ayda bir kontrol edilmelidir?

Myomlar için herkes adına geçerli sabit bir kontrol aralığı yoktur. Takip sıklığı myomun boyutu, yerleşimi, büyüme eğilimi, belirtiler, yaş ve gebelik planına göre hekim tarafından belirlenir. Kanama veya ağrının artması, karında hızlı büyüme hissi ya da yeni yakınmalar gelişmesi durumunda planlanan kontrol tarihi beklenmemelidir.

Belirti vermeyen myom tedavi gerektirir mi?

Belirti vermeyen her myom tedavi gerektirmez; birçok durumda düzenli izlem yeterli olabilir. Tedavi kararı yalnız boyuta göre değil, myomun yerleşimi, büyüme eğilimi, rahim boşluğuna etkisi ve gebelik planı birlikte değerlendirilerek verilir. İzlem kararı, kontrole gerek olmadığı anlamına gelmez.

Menopozdan sonra myom küçülür mü?

Kaynaklar

Myomlar menopozdan sonra hormon düzeylerinin azalmasıyla çoğunlukla küçülme eğilimi gösterir, ancak her myom aynı şekilde davranmaz. Menopoz sonrasında büyüyen bir kitle, yeni başlayan kasık ağrısı veya vajinal kanama jinekolojik değerlendirme gerektirir. Bu belirtilerin nedeni yalnızca myom kabul edilmemelidir.

Son güncelleme: · Tıbbi içerik sorumlusu: Op. Dr. Erhan Karaalp · İletişim