Tüp bebek başarı oranlarının, yaş ve diğer bireysel faktöre göre değişmekle birlikte, ortalama % 60-70 civarında olduğunu belirten Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Erhan Karaalp, tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen önemli unsurlardan biririn de stres olduğunu söyledi.

Tüp bebek tedavisi sürecinde stres kontrolüyle ilgili dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Erhan Karaalp, yardımcı üreme tedavilerinde stresi en düşük seviyede tutmak gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Bilimsel olarak yayınlarla kanıtlandığı için artık biliyoruz ki; tedavi başlamadan önceki değil ama tedavi sırasındaki stres düzeyi (bu hem güncel stres skorlama testleri hem de anne adayı kan stres hormonları düzeyleri ile değerlendirilmiştir) tüp bebek tedavilerindeki gebelik ve canlı doğum oranlarını düşürüyor.

Her 100 çiftten ortalama 60’ının gebe kalması gerekiyorken, mutlu sona ulaşan çift sayısı 50’de kalabiliyor ve bu azımsanmayacak kadar ciddi bir oran. Tam aksine stresi bireysel ya da profesyonel bir destekle azaltmak için verilen aralar ise bu başarıları arttırıyor. Öyleyse nasıl ilerlemeliyiz? Cevap çok basit; tedavi öncesinde stresin kaynaklarını bulmalı, bunları tamamen yok edemesek de en düşük seviyeye çekmeliyiz.” 

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE STRESİN AZALTILMASI İÇİN NELER YAPILMALI?

Tedavi sırasında stresi azaltmanın en önemli yolunun, stresin kaynağını bulup kontrol altına almak olduğunu belirten Karaalp, “Stres yaratan kaynakları bulun, kontrol edilebilir olanlarını kontrol altına alın. Değiştiremeyeceğiniz kaynakları ise kabul etmeye çalışın ama bunları tetikleyen faktörlerden de uzak durun. Tedavi süresince mutlaka size güven veren ve kendinizi rahat hissettiğiniz bir doktorla ve ekibiyle yolunuza devam edin. Her aşamada doktorunuzdan tedavinizin seyriyle ilgili bilgiler alın, soru sormaktan korkmayın. Stres yönetimi konusunda doğru kaynaklardan bilgilenin, etkili başa çıkma, rahatlama, nefes tekniklerini öğrenin. Yine de stresle başa çıkmakta zorluk yaşarsanız tedavi öncesinde veya sırasında psikolojik danışmanlık alın.

Yoga, meditasyon ya da akupunktur da bir seçenek olabilir. Tedavinizi en yakınlarınız dahil kimseyle paylaşmayın. Sorularıyla size birer stres faktörü olmalarına izin vermeyin. Kendinize zaman ayırın ya da bir hobi edinin. Bu sizin odağınızı tedaviden farklı bir noktada tutar. Bu aşamada en önemlisi çiftlerin birbirlerine gösterdikleri anlayış; anne ve baba adayı olarak önce birbirinize karşı anlayışlı olun ve uyum içinde hareket edin. Birbirinize her aşamada destek olun” dedi.