Anne adayları nasıl beslenmeli, nelerden uzak durmalı? Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek ve Genital Estetik Uzmanı Op. Dr. Erhan Karaalp, hamilelik sırasında sıkça yapılan beslenme yanlışlarını sizler için yazdı.

Hamilelik bir kadının yaşayabileceği en özel dönem, en güzel serüven… Sonunda kendi kanından kendi canından ortaya çıkacak olan minik mucizenin sorumluluğu ise bambaşka… Onun için her şeyin en iyisi en güzeli olsun, en doğrusunu yapayım düşünceleri istinasız her konuda hamileliğin en başından başlıyor. Bu konulardan biri kuşkusuz beslenme.

Neler yemeliyim, nelerden mutlaka uzak durmalıyım? Evet, bunlar beslenmenin temeli ve çok da iyi bilinmeli. Peki ya daha az konuşulan, daha az üzerinde durulan ve fark etmeden yaptığımız yanlışlar neler? Bunları da bilmek ister misiniz?

1-Kahvaltı yapmamak, öğün atlamak

Gece uzun bir açlık periyodundan çıkıldığı için kan şekerini dengeleyecek dengeli bir kahvaltı anne adayları için çok önemli. Ayrıca en çok kalsiyum ve kaliteli proteinin alındığı öğün kahvaltı olduğu için kahvaltıyı atlayarak güne başlamak anne adaylarını kaliteli besin değerlerinden mahrum bırakır. Öğün atlamak, hamileliğinizde olması gerekenden fazla kilo almanıza ve kan şekerinde dengesizliklere yol açabilir.

2-Az su içmek

Hamilelere kış dönemi 1,5-2 lt, yaz dönemi 2-2,5 lt su alımı öneriyoruz. Suyun önemini anlatmaya gerek var mı biliyorum ama su öncelikle yediğimiz besinleri yakmamıza yarar.

Hamileliğin fizyolojisi gereği yavaşlayan tüm sistemlerinizin doğru çalışmasını sağlar. Mesela, sindirim sisteminin yavaşlamasıyla oluşan kabızlığı çözer, şişkinliği alır. İdrar yollarının işlevinin yavaşlamasıyla oluşabilecek idrar yolları enfeksiyonlarının ve vajinal akıntılarının meydana gelmesini önler. Bu sayede sizleri tereddütte sokacak antibiyotik kullanım ihtiyacın azalır.

Bir diğer önemli fayda da cildinizde oluşabilecek istenmeyen çatlakların önlenmesinde kullandığınız çeşit çeşit kremleri sürerken bile olmazsa olmazınızdır.

3-Öğünlerde fazla beslenmek, 2 kişilik yemek

Gebelik beslenmesi demek asla 2 kişilik beslenmek demek değildir. Önemli olan çok yemek değil doğru besinlerle yeterli kaloriyi almaktır.  Almanız gereken kalori ise hamile olmadan önce almanız gerekenin sadece 200-300 kalori fazlasıdır, bu da sadece bir bardak süte eşdeğerdir.

Tıkabasa beslendiğiniz öğünler sonrası yukarı bahsettiğim yavaşlayan bir sindirim sistemin nedeniyle hazımsızlık, şişkinlik artar ve maalesef ki reflüyü daha çok yaşarsınız.

4-Karbonhidrat ağırlıklı diyet

Bizim olduğu gibi bebeğimizin de yapıtaşı proteindir. Saçından tırnağına her organının ana yapısı proteindir. Zaten doğada canlılar ya etçildir ya da otçuldur, öyle değil mi? Herkesin bildiği gibi etçil olan martıları simitle beslemek sadece bize özgü değil mi? Sadece pilavla makarnayla hamur işleriyle beslenen bir canlı grubu var mı? Tabii ki yok!

Karbonhidratları tabii ki tamamen kısıtlamayın; çünkü onlar sizin günlük enerjinizin kaynağıdır ama günlük öğünlerinizin yüzde 15’ inden de fazlasını kapsamasın. Fazladan aldığınız her karbonhidrat size kilo, ödem ve gebelik ağrıları olarak geri döner, gebelik tansiyonu(gebelik zehirlenmesi) ve gebelik şekeri riskini bir hayli arttırır.

5-Diyetle kilo vermek

Neredeyse tüm gebelerin kâbusudur fazla kilo almak. Bu çoğu zaman aslında yemedim, nasıl oldu biranda anlamadım şeklinde çıkar karşımıza. Biranda alınan kilolar depresyonu ve acilen bir müdahale gereksinimi, ‘’bir şeyler yapmalıyım’’ fikrini doğurur. İşte tam bu noktada yapacağınız en büyük yanlış tek başına kilo verdirecek kadar sıkı diyete girmektir. Doğru olan iyi bir diyetisyen eşliğinde aynı kiloda kalabilmeniz ya da en azından haftalık kilo alımını çok yavaşlatmanızdır. Buna eklediğiniz sporun, ya da uzun yürüyüşlerin de katkısı büyük olacaktır.  

6-Kalsiyumdan fakir yeme alışkanlığı

Bebeğinin organsal gelişimlerinin tamamlanıp hızlı büyümeye geçtiği 24.-25. haftalardan sonra günlük kalsiyum alımı büyük önem taşır. Çünkü bebeğinizin tüm kemikleri hızlı büyür, bebeğiniz sizden kalsiyum çeker. Kas-kemik ağrılarını en azda tutulabilmek, kemik erimeni, diş çürümeni yaşamamak için bu dönem kalsiyum alımına özellikle dikkat etmelisiniz. Bunun bir kalsiyum ilacıyla olması şart değildir. Her gün gün için 2 kase yoğurt ve 1 bardak süt ya da 3 kase yoğurt bu ihtiyacınızı fazlasıyla karşılar.

7-Sebze-salata tüketmemek

İyi yıkanmış sebzeler-salatalar sınırsız vitamin deposudurlar ve vitaminler proteinlerden sonra ikinci önemli besin grubudurlar. Hamileyken mutlaka kullanılmalısınız diyemeyeceğimiz multi-vitamin haplarını özellikle almayan anne adayları içinse olmazsa olmazdır. Tek tip yerine her türden değişik sebze, salata tüketmeniz bu ihtiyacı karşılamakla birlikte kabızlığa, hazımsızlığa, şişkinliğe, kramplara da iyi gelir. Yeşil yapraklı sebzeler yoğurt, süt ve peynirden sonra iyi birer kalsiyum kaynağıdır.

Aslında ne kadar da bilindik şeylerden bahsettim değil mi? Hamile olsun olmasın, kadın olsun erkek olsun hepimizin uyması gereken genel geçer prensipler bunlar. Çünkü hamilelik de kendi bir ‘’hastalık’’ olmayıp, temelinde sadece fizyolojik bir değişim; bunu unutmayın!